Korona Hastalığı ve Evcil Hayvanlar

Korona virüsü hayvanlardan mı yayıldı?

Kedim ya da köpeğim bana korona virüsü bulaştırabilir mi?

Yazımızı puanlamayı unutmayın 🙂

[Toplam: 1   Ortalama: 5/5]

Sizin de aklınızda bu sorular varsa yazımızı okumanızı tavsiye ediyoruz!

Kovid- 19 adıyla bugünlerde fazlasıyla akılları meşgul eden korona virüs birçok bilinmeyenle daha da fazla soruyu peşinden getiriyor. Yapılan araştırma ve gözlemlerde mutasyona uğradığı görülen virüsün insanlardan hayvanlara ya da hayvanlardan insanlara geçip geçmediği de merak konusu…

Solunum yolları ile ilgili sağlık sorunlarına neden olan virüs, insandan insana hızla yayılıyor.

Korona virüsler, Coronaviridae adıyla Nidovirales ailesinden geliyor. Korona kelimesinin anlamı sivri uçlu taç demek, virüs ismini mikroskopik adından alıyor. Korona virüs ailesinin alt grupları olan alfa, beta, gamma ve delta korona virüsleri bugüne dek tespit edilenlerden. SARS virüsü insanlarda görülmeye başlayana dek bu tür virüslerin sadece hayvanlarda görüldüğü düşünülüyordu. Gel gelelim ki, SARS’ın da yarasalardan bulaştığı yüzde yüz kanıtlanmadı ve güçlü bir teori olarak kaldı. Aynı aileden olan MERS virüsü de öncelikle Orta Doğu’da benzer belirtilerle ciddi vaka sayısına ulaşan bir salgına yol açmıştı. Wuhan kentinde görülen korona virüs, beta alt grubundan olarak belirlendi. SARS ve MERS virüslerinin de beta alt grubuna ait olması bilim dünyasını telaşlandırdı. Bu sebepten sıkı bir analiz ile virüsün kaynağını araştıran bilim dünyası, korona virüsün herhangi bir hayvandan insana bulaştığına veya salgının kaynağı olabileceğine dair bir bilimsel sonuca ulaşamadı. Wuhan’daki deniz ürünleri pazarından yayıldığı düşünülen virüsün,  ortamdaki kirlilik ve insanların çok iç içe olmasından dolayı güçlenerek ve mutasyona uğrayarak insanlara bulaştığı ileri sürülüyor. Fakat, deniz ürünleri pazarına gitmeyen vakalarda görüldü. Bu durum da salgının pazardan yayılma yani hayvanlardan bulaşma ihtimalini zayıflatıyor.

Hong Kong’ da bir köpeğin yapılan testte virüsü taşıdığı görüldü ve böylece virüsün hayvandan insana geçtiği düşüncesi daha da kafaları kurcaladı, fakat köpeğin herhangi bir hastalık belirtisi vermemesiyle önde gelen sağlık kuruluşları durumu titizlikle incelemeye başladı. Laboratuvarlarda yapılan klinik gözlemlerde ve deneylerde virüsün hastalıklı hayvandan insana geçmediği görüldü. Dünya Sağlık Örgütü WHO ( World Health Organisation) yaptığı açıklamada evcil veya yabani hayvanlardan insanlara bulaştığına dair hiçbir kanıt bulunmadığını ve hayvanların virüsü yayan kaynak olamayacağını söyledi. Söz konusu köpeğin testinin zayıf pozitif olduğu ve bu yüzden hem hastalanmadığı hem de hasta edecek kadar yüksek oranda virüs taşımadığı yani bulaştıramayacağı da açıklandı. Bilindiği gibi virüsün hasta edebilmesi için az sayıda değil çok sayıda bulaşmış olması gerekiyor. İnsanlarda daha çok hayvanlarda daha az sayıda tespit edilen virüs hücreleri durumun insandan hayvana geçtiğini ve muhtemelen oral yolla bulaştığını gösteriyor.Klinik araştırmalarda, SARS olarak bilinen başka bir bulaşıcı virüs ile arasında benzerlikler olduğu bilinen ve aynı aileden olduğu düşünülen korona virüsün Çin’in Wuhan kentindeki hayvan pazarında satılan yabani ve memeli hayvanlardan insanlara bulaştığı varsayılıyor. SARS ile yapısal benzerliğinden dolayı bu ihtimal güçlü bir varsayım olarak görülse de aslında hayvandan insana bulaştığına dair bulunan herhangi bir bilimsel kanıt yok, fakat iki virüsün akrabalığı ve SARS ‘ın yarasalardan geçmiş olması durumu tartışılır hale sürüklemeyi başardı.

Ayrıca İngiliz Veterinerlik Kuruluşu Başkanı (British Veterinary Association) hayvanların, ne insanlar için ne de diğer hayvanlar için virüsün kaynağı olamayacağını destekledi. Aynı durum geçmişte, SARS vakalarında da gözlendi. Evcil hayvanlara yapılan testlerde, zayıf pozitif çıkan hayvanlar ne hasta oldu ne de hastalığı başkasına bulaştırdı. Korona virüs ailesi oldukça geniş bir aile. Sars, Mers gibilerinin yanı sıra köpeklerde veya kedilerde bulunan korona virüsler mevcut fakat bu virüsler hayvanın kendisini bile hasta edemiyor. Hasta edebilmesi için bağışıklık sisteminin zayıf olması ve virüsten çok sayıda olması gerekiyor. Yani yıllardır bu çeşitli korona virüslere rağmen hayvanlar arasında herhangi ciddi sonuç veren bir salgın vakası görülmedi. Hayvandan hayvana bulaşabilen bu korona virüsler zayıf oranda olduklarından bulaştıkları halde hastalık belirtisi gösteremeyecek kadar zayıf kalıyor. Fakat Çin’ deki potansiyel düşünüldüğünde enfekte olan tek bir kişi bile kalabalığa karıştığında, kişi virüsü bir başkasına ve o da bir başkasına bulaştırmaya başladığında, çok sayıda virüs çok sayıda taşıyıcı ile etrafı sarmaya başladı, yani virüsün kalabalık sayesinde çoğalması, bağışıklığımızın zayıf noktalarına etki etmeye başladı.

Dünya Sağlık Örgütü, açıklamasında, bu türlü endişeler yerine genel temizliğimize zaten dikkat etmemizin her türlü bakteri açısından etkili bir yöntem olacağını belirtti. Veteriner Jessica May,  yıllardır, Canine Coronavirus (CCV) olarak bilinen ve köpekler arasında yaygın olan bir virüs olduğunu, hatta kediler arasında da Feline İnfectious Peritonitis (FIB) ismiyle bir başka yaygın virüsün görüldüğünü ama bu virüslerin insanlara bulaşmadığını ve mutasyona uğrayıp insanlarda görülmediğini söylüyor.

Hijyenin her zaman önemli olması gerektiği daima uzmanlar tarafından vurgulanıyor. Her ne kadar evcil hayvanlarımızı aşılatsak da düzenli ve sürekli olarak mama kaplarını, varsa tuvalet ihtiyacının görüldüğü alanı ve materyalleri temiz tutmak, evcil hayvanın temizliğine özen göstermek ve tabi ki kendi kişisel temizliğimizin de göz önünde bulundurulması gerekiyor. Hayvanlardan insanlara veya diğer hayvanlara bulaşabilecek her tür bakteri ve virüsün önüne bu şekilde geçilebileceği bir gerçek. Bunların yanı sıra dostunuzun kronik hastalıkları varsa, yaşa bağlı sağlık sorunları görülüyorsa elbette ki veterinerinize her zaman danışmalı ve yardım almalısınız.

Kaynakça

[Toplam: 1   Ortalama: 5/5]
2020-03-19T09:10:29+03:00

About the Author:

Yorum Yap

Open chat
Heypati Yardıma Hazır!