İRAN ( PERSİAN, FARS ) KEDİSİ

, Köpek Bakımı, SağlıkİRAN ( PERSİAN, FARS ) KEDİSİ

“Heypati Biliyor musun?”

Bu haftanın konuğu

İRAN KEDİSİ!

İRAN ( PERSİAN, FARS ) KEDİSİ

Yazımızı puanlamayı unutmayın 🙂

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]

Kökeni: İlk defa Londra’da Crystal Palace’ da 1871’de görüldü. Harrison Weir tarafından bir kedi şovunda tanıtıldı. Aynı kişi 1889 yılında türün standartlarını da yayınladı. İran kedileri 125 yıldır bizlerle yaşıyor. Modern İran kedisiyle Angora (Ankara) kedisinin soyundan gelen uzun tüylü kediler ilk kez 1500’lü yıllarda Avrupa’da görüldü. Romalıların ve Finikelilerin karavanlarında ticaret amacıyla İran ve Türkiye’ye getirildi ve satıldı. Uzun tüylü kedi geni, İran dağlarında yaygın olarak görüldüğünden bu isim kullanılır. Avrupa’ya 1600’lü yılların başında, tam yılı kesin olmamakla birlikte 1626’da, İtalyan bir gezgin olan Pietro della Valle tarafından getirildiği düşünülüyor.  Gezginin el yazmalarında da dikkati çeker. İran’ın Horasan şehrinde gördüğünü yazmıştır. Hindistan’a ise Portekizliler tarafından getirilir. Doğal mutasyon sonucu ortaya çıkan bir ırktır. Gezgin ile aynı dönemde, yani hemen hemen 1620’li yıllarda Nicholas – Claude Fabri de Peiresc  tarafından Fransa’ya götürüldü. Mısır hiyerogliflerinde görülen uzun tüylü kedinin de İran kedisi olduğu düşünülüyor. Aslında tarihteki bu İran kedisi ile günümüzdeki arasında genetik farklılık vardır çünkü tarihteki asıl İran kedisi zamanla Avrupa’daki farklı cinslerle çiftleşerek doğal mutasyona uğrar bu sebeple de asıl görünümünü ve dna’sını kaybeder.

 

Karakter: Enerjik, sürekli oyun isteyen bir tür değildir. Aksine sakin uykuyu seven, gürültü sevmeyen, yalnızlıktan şikayetçi olmayan, kucakta sevilmeyi seven ama diğer evcil hayvanlar veya çocuklar tarafından rahatsız edilmeyi pek sevmeyen bir türdür. Köpeklerle oyun oynamak ya da kaynaşmak yerine köşesinde uyumayı tercih eder. Rahatı bozulmadığı sürece uyumludur. Ev içinde yaşamayı sever, dışarıyı sevmez.

Fiziksel Özellikleri: Orta büyüklüktedir. Kalın ve kısa bacakları vardır. Rengi, siyah, beyaz, mavimsi, krem, duman rengi, sarımsı veya iki renkli olabilir. Tekir desenli olanları da vardır. Göz rengi de farklılıklar gösterir. Mavi, yeşil, parlak bakır olabilir. Tüyleri uzun ve sık ve çoktur. Hatta kulak içleri ve pati altları da tüylüdür.

Boy: Erkeklerde 24 – 38 cm, dişilerde 24 – 35 cm

Kilo: Erkekler 4 – 6 kg, dişiler 3,2 – 4,5 kg

İki tür İran kedisi vardır!

Geleneksel İran Kedisi (doll – face) ; genlerinde fazla değişiklik olmayan, özgün İran kedileridir, Siyam kedileri de aynı isimlendirmeye dahildir.

Şov Dünyasının İran Kedisi ( peke-faced) ; 1950’lerin sonlarında sarı renkli İran kedilerinde kendiliğinden oluşan bir mutasyon sonucu yüz kemik yapısı basık şekilde gelişti. Bu yüz şekli Pekinez köpeğine benzediğinden peke-faced olarak tanımlandı.1990’ların ortalarında bu yüz şekli ciddi sağlık sorunlarına neden olunca üreme standartlarında değişiklik yapıldı, hatta Alman hayvan hakları gereği üremesinin yasaklanması istendi. Basık yüzlü bu kediler, gösteri dünyasında ve yarışmalarda çok popüler oldu.

Bakımı zordur ve düzenli ve gerektiği şekilde yapılmazsa, ciddi sağlık sorunlarına yol açar!

Bakımı ve Sağlık Sorunları

Uzun tüylü olduğu için düzenli taramak gerekir. Eğer taranmazsa uzun tüyleri olduğundan tüylerini yaladığında, bu tüyler mide ve bağırsakta birikir ve atılmazsa mide ve bağırsak problemlerine neden olur. Düzenli taramanın yanı sıra malt maması da verilebilir. Türün %38’inde kalıtsal böbrek hastalığı ve yetmezliği görülebilir. Belirtileri; aşırı sıvı alımı ve sık idrara çıkma, iştahta azalma, kilo kaybı, depresyon olarak sıralanabilir. Bu hastalık PKD geni yüzünden ortaya çıktığından, dna testi yapılarak bu geni taşıyanların üremesi kısıtlanarak türün bu hastalıktan yakınması önlenebilir. Yetişkin İran kedilerindeki böbrek rahatsızlığı, büyüyen kistlerin böbrek dokusuna zarar vermesinden kaynaklanır, bu durum böbreğin büyümesine ve böbrek yetmezliğine neden olur. Ayrıca doğum zorluğu ve problemleri yaşarlar. Gözlerinde kornea problemi ve sonucunda da hasar görülebilir. Göz kapaklarının içe kapanması korneaya zarar verebilir. Mavi gözlü olanlarda kalıtsal olarak göz yaşı kanalları genişlediğinden aşırı gözyaşı salgılanır ve bu yüzden göz çevresinde bakteri mantar enfeksiyonu oluşabilir. Göz çevresi, kabuklaşmayı önlemek için düzenli olarak akıntılardan temizlenmelidir. Basık yüz ve burunları yüzünden, solunum problemleri yaşayabilirler. Değişen hava koşullarına karşı aşırı hassasiyet algılayan burunları nefes almakta güçlük çeker. Çok fazla hareket etmemeleri de bu sebeptendir. Kalp sorunları yaşayabilir. Yaşlı ve erkeklerde kalp sorunu daha sık görülür.  Sol kalp içinde kalınlaşma meydana gelir ve bazen ölüme sebep olur. Çene yapısı nedeniyle mama yerken zorlanırlar, mama üreticileri özel yapıda mamalarla bu soruna çözüm bulmaya çalışmıştır.

2020-03-19T09:10:39+03:00

About the Author:

Open chat
Heypati Yardıma Hazır!