BULAŞICI KÖPEK HASTALIKLARI

Köpeklerin en hassas dönemi bebeklikleridir. Anne sütü, bağışıklarının korunmasına yardımcı olur ama sütten kesildikten sonra aşılarının yapılması için veterinere götürülmelidir.

Distemper:  Distemper virüsü, 1700’lü yıllarda, Asya’ dan getirilen, etkileri gribe benzeyen bir virüstür. Distemper, sindirim veya solunum yoluyla bulaşır. Ama bulaştıktan sonra günlerce kuluçkaya yatar ve sindirim, solunum, sinir sistemlerine yerleşir. Virüsün belirtileri; titreme, ilgisizlik, öksürük, yüksek ateştir ayrıca gözlerde kanlanma görülebilir.

Leptospirosis: Aynı ismi taşıyan bakteri nedeniyle oluşan hastalık farelerden, idrar yoluyla diğer hayvanlara bulaşır. Kene ısırığı ile de bulaşabilir. Kırsal kesimde yaşayan köpekler, av köpeklerinde görülür. Hastalığın belirtileri; kilo kaybı, sürekli kusma, yüksek ateş şeklinde sıralanabilir. Bu bakteriye karşı, yavrunun sütten kesilmesini beklemeden, doğumundan sonraki ilk aylarda aşı yaptırılmalıdır. Çok nadir olsa da, insanlara da bulaşabilir.

Hepatit: Enfeksiyon yoluyla bulaşan, bir diğer ağır ve bulaşıcı hastalık ise hepatittir. Bir yaşın altındaki yavrularda daha sık görülür. Hepatite yakalanan köpeğinizi, varsa diğer köpeklerden ayrı tutulmanız en iyisi olacaktır çünkü hasta köpeğin salyasında, idrarında, dışkısında virüs bulunur. Bu nedenle köpeğin kullandığı eşyaların hasta köpeğe özel olması ve sık sık temizlenmesi gerekir. Hepatite yakalanan köpeğin göz yaşında bile virüs bulunur. Sağlıklı köpeğinizi sokağa çıkardığınızda, her gün kokladığı bir yeri koklarken ya da idrarını yaparken bile virüsü kapabilir. Virüs, sağlıklı görünen ama taşıyıcı olan bir köpekten de bulaşabilir. Hepatit, ilk önce karaciğerde görülmeye başlar, belirtisi karın ağrısı, sarı renkli dışkı, titreme, ve ateştir. Hepatitten korunmak için yavru iki aylık olduğunda aşılanmalıdır.

Kuduz: Kuduz hastalığı herkesin bildiği gibi, insanlara bulaşabilen, köpek tarafından ısırılma sonucunda insana bulaşan, bir hastalıktır. Kuduz virüsü çok tehlikelidir, kan yoluyla ilerleyerek beyne ulaşır ve beyin hücrelerinde bozukluğa neden olur. Kuduz hastalığının bir diğer adı “hidrofobi” yani su korkusudur. Çünkü vücudun diğer kısımlarında olduğu gibi dil de felç olur ve köpek boğulacağı içgüdüsüyle su içmekten korkmaya başlar. Kuduz aşısı birçok ülkede yasal zorunluluktur. Özellikle kırsal kesimdeki köpeklerin aşısının ihmal edilmemesi gerekir. Amerika, İngiltere, İsveç ve Danimarka’ da kuduz tamamen önlenmiştir, bu ülkelerde, yurt dışından gelen köpekler altı ay karantinada tutulduktan sonra ülkeye alınır. Eğer bu ülkelere veya Avrupa ülkelerine seyahat edecekseniz, kuduz aşısını yaptırmanız zorunludur.

Ekinokokkosis

Kist hastalığı olarak da bilinir. İlk zamanlarda kist küçük olduğundan belirti görülmeyebilir. Kist büyüdükçe belirtiler görülmeye başlar. Karaciğer ve akciğerde sıkça görülen parazit, beyine, dalağa, karın zarına, göz yuvasına, kalp ve yumurtalıklara da yerleşebilir. Eğer kist karaciğerde ise karnın sağ üst kısmında ağrı ve bulantı, kusma başlıca belirtilerdendir. Akciğere yerleştiyse solunumda güçlük, öksürük, ağızdan kan gelmesi, göğüs ağrısı belirtiler arasındadır. Et yiyen köpek , kurt, tilki gibi hayvanlarda bu parazit daha sık görülür. Parazit, köpeklerin ince bağırsaklarına yerleşir. Köpek dışkısından da insana bulaşabilir. İnsanlar bu paraziti, iyi yıkanmamış sebzeler, kirli içme suyu, çiğ yenilen gıdalardan alırlar. Rüzgar ve yağmurla da taşınan bu parazit, bağırsaklarda aktif hale gelerek bağırsak duvarından geçer ve kan lenf yolunu kullanarak karaciğer, akciğer ve diğer organlara yayılır. Bir bağırsak kurdu (paraziti) nedeniyle oluşan kist hastalık halinde seyretmeye başlar. İnsanlara, ne yediği bilinmeyen bir köpeğin insanın yüzünü yalamasıyla bile bulaşabilir.

Tüberküloz: İnsandan köpeğe ve köpekten insana bulaşabilen tüberküloz da gıda güvenliğinden emin olunmayan yiyecekler ile insana bulaşır. Ayrıca solunum yoluyla da bulaşabilir çünkü hasta bir insan veya köpeğin burun akıntısında tüberküloz enfeksiyonu bulunur. Streptomycin ile tedavi edilir. Dayanıklı bir bakteridir. Donmuş ette dört ay, kuru gıda ürünlerinde üç ay, tütsülenmiş veya tuzlanmış gıdada bir ay, tereyağında bir ay canlı kalır. Ancak doksan derece sıcaklıkta bir dakika yaşayabilir, bu da insanın veya hayvanın dayanabileceği bir sıcaklık olmadığından, güçlü bir tedavi ile mücadele etmek gerekir. Hayvanlarda lenf düğümlerinde şişlik ve kronik kilo kaybı gibi belirtiler görülür. İnsanlarda ve hayvanlarda verem hastalığı ile aynı belirtilere sahiptir. Halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, ateş olarak sıralanabilir. Eğer tüberküloz akciğerde ise öksürük, göğüs ağrısı, kanlı öksürük, nefes darlığı görülür.

 

Nöbetçi hizmetlerimizden destek almak için adana nöbetçi veteriner linkimize tıklayarak detaylı bilgi edinebilirsiniz.

Yazımızı puanlamayı unutmayın 🙂

[Toplam: 1   Ortalama: 5/5]
2020-03-29T11:52:38+03:00

About the Author:

Open chat
Heypati Yardıma Hazır!